Menu

We are apologize for the inconvenience but you need to download
more modern browser in order to be able to browse our page

Download Safari
Download Safari
Download Chrome
Download Chrome
Download Firefox
Download Firefox
Download IE 10+
Download IE 10+

Çocuklarda Motor Beceri Gelişimi

Çocuk organizmasının en önemli özelliklerinden birisi de sürekli büyüme, gelişim süreci içinde olmasıdır. Bu süreç içerisinde çocuğun gelişimi görünen ve görünmeyen büyüme ile gelişmeyi de kapsar. Motor kelimesi anlam olarak ‘hareket’i ifade eder. Dünyaya gelen her birey, daha anne karnında iken fiziksel olarak gelişmeye başlar. Dünyaya geldiğinde de bu gelişim hızlanarak devam eder. Önceleri refleks olan bu hareketlerin bazıları, refleks olarak ömür boyu devam ederken, bazıları da zamanla organların bilinçli olarak kullanılması ile motor becerilere dönüşür. Nefes alıp vermek ya da göz kırpıştırmak ömür boyu bireyin istemi dışında da olsa devam eden refleksif hareketlerdir. Oysa tek ayak üzerinde sekmek ya da kâğıt kesmek, organların kullanımının bilinçli olması ile yapılan eylemlerdir ve ‘psikomotor gelişim’ içinde değerlendirilirler. Psikomotor gelişim, yaşam boyu devam eden ‘motor’ becerilerde ortaya çıkan davranışların kontrol altına alınması sürecidir. Söz konusu olan davranışlar; duyu organları, zihin ve kasların birlikte çalışması ile ortaya çıkar. Bir anlamda bu davranışların kontrol altına alınmasını sağlayan süreç, ‘psikomotor gelişim’i ifade eder. Psikomotor gelişim, fiziksel büyüme ve merkezi sinir sisteminin gelişimine paralel olarak organizmanın isteme bağlı hareketlilik kazanması olarak tanımlanır. Motor gelişim farklı değişikliklere uğrasa da bireyin tüm yaşamı boyunca devam eden bir süreçtir. Motor gelişim, düzenli bir sıra izler.

Büyük kas motor becerileri, aynı zamanda ‘kaba motor beceriler’ veya ‘geniş kasların kullanılması’ diye de anılmaktadır. Emekleme, ayakta durma, yürüme, koşma, salınım, dönme, yuvarlanma, zıplama, denge gibi hareketler üzerideki kontrolü anlatmak için kullanılmaktadır. Küçük kas motor gelişimi ise; aynı zamanda ‘ince devinimsel beceriler’ olarak da adlandırılabilmektedir. Eli ve ayağı kullanma becerileri ile nesne becerilerini kapsar. Tutma, kavrama, yazma, yırtma, çizme, yapıştırma, kesme gibi beceriler örnek olarak gösterilebilir.

İnsanın gelişimi, sürekli olmakla birlikte bu sürekliliğin hızı her yaşta aynı değildir. Örneğin döllenmeden doğuma kadar olan evrede çok hızlı bir büyüme süreci yaşanır. Her gelişim evresi, diğer evrelerden farklı bir hızda gelişir ve insanın değişik yaşlarını kapsar. Çocuk için yaptığı her motor hareket, sözsüz iletişim anlamındadır. Motor davranışlar yolu ile dış dünya ile iletişim kurar. Kazandığı her yeni beceri ile de kendi dünyasının genişlemesine ve yeni deneyler yapmasına yardımcı olur. Fiziksel gelişim, psikomotor gelişim ile paralel gitmektedir ve birbirinden ayrı düşünülemez. Bir çocuğun çevresini tanıması ve çevresini yönetme becerisine kavuşma sürecinde ‘motor gelişimi’ son derece önemlidir. Bu süreçte, çocuğun bağımsızlığını tanımasında ve yönetmesindeki rolü de göz ardı edilmemelidir. Bunun yanı sıra çevresine uyum sağlaması ve sosyal faaliyetlerde varlık göstermesi için de ‘psikomotor’ gelişim iyi anlaşılmalıdır. Psikomotor gelişimin sağlıklı olması, fiziksel gelişiminin yanı sıra zihinsel, duygusal ve sosyal gelişimlerine de önemli katkı sağlar.

“Çocuklara “dikkat edin” yerine “dikkatle bakın” demeyi tercih edin. Uyarılmadan çok, model almak önemlidir”

Kuvvet

Bütün psikomotor davranışların öğrenilmesi bir kuvvet gerektirir. Koşma, atlama, tırmanma, yürüme hatta bir parmağın kıpırdatılması bile kuvvet ister. Bütün vücudun genel bir kuvvetinin olması gerektiği gibi; gövdenin kol ve bacakların elin ve parmakların öğrenilecek psikomotor davranışları yapabilecek kuvvete sahip olması gerekir. Kuvvet; bir direnci yenebilme, karşı koyabilme becerisi olarak da tanımlanabilir. Motor davranışlarda kas ve sinir sisteminin gelişmesi önemli bir yer tutar. Kemiklerde ve iç organlardaki büyüme doğrultusunda kaslar, merkezi sinir sisteminin direktifleri ile istenilen davranışı yapar. Çocuklarda kas kuvvetinin yoğunlaşması yaşa, cinsiyete, olgunlaşma düzeyine, daha önceki fiziksel etkinlik aşamalarına ve bedensel ölçülere bağlıdır.

Denge

Denge, belli bir yerde bir hareketi veya pozisyonu sürdürme durumunu devam ettirme olarak tanımlanabilir. İlk önemli denge biçimleri, oturma ve ayakta durabilmedir. Çocuklarda motor becerilerde denge, daima önemli bir güdü olacaktır. Vücut kısımlarını, vücudun ağırlık merkezine göre etkili olarak kullanmayı öğrenecektir. Denge; yürüme, koşma ve atlama becerilerinin kazanılmasında da çok önemli bir faktördür. Çocuk ileriki yıllarda dengesinin gelişimi ile iki tekerlekli araçların, tekerlekli patenin kullanılması gibi pek çok aktiviteye katılabilecektir. Yapılan araştırmalara göre çocuk iki yaşından önce denge becerisi kazanamamaktadır. Üç yaş civarında tek ayağının üzerinde 3-4 saniye durabilmekte, dört yaşından sonra ise dairesel bir çizginin üzerinde yürüme becerisi kazanabilmektedir.

Tepki Hızı

İnsanların duyu organlarını harekete geçiren ve insanda bir tepkiye yol açan iç ve dış durum değişikliğine uyarıcı; dışarıdan ya da içeriden gelen uyarıcılara karşı organizmanın gösterdiği davranış tepki olarak tanımlanır ‘Harekete hazır olma’ şeklinde ifade edilebilecek olan tepki hızı için vücudun, dışarıdan aldığı uyarıcılara karşı tepki göstermeye hazır olması gereklidir; Yani vücudun etkilere karşı tepki göstermeye hazır olması gereklidir, bir etki-tepki sürecidir. Etki ile bu etkiye yapılan tepkinin arasında geçen zaman, reaksiyon zamanıdır. Reaksiyon zamanı ne kadar kısa olursa psikomotor öğrenme de o kadar hızlı olur. Psikomotor öğrenmede genel olarak bütün vücudun tepkiye hazır olması gereklidir. Özellikle kolların, bacakların ve elin tepki yapabilecek olgunluğa ulaşması gerekir.

Koordinasyon

Eş güdüm (koordinasyon), belli bir amaca ulaşmak için; bilinçli motor hareketlerin devamlılığı, ahenkli ve uyumlu çalışması olarak tanımlanabilir. Psikomotor öğrenmenin pek çoğu birden fazla organların çalışmasını gerektirir. En yalın bir davranışta bile göz, el, kol veya ayak, gövde ile ayağın veya iki elin bir düzen içinde çalışması oldukça zordur. Öğrenilecek davranışları yapacak organları arasında yeterli koordinasyonu kuramıyorsa çocuk, o davranışı öğrenemez. Bu nedenle organlar arasındaki yeterli koordinasyonun gelişimi, bedensel olgunluğa ve alıştırmalara bağlıdır. Organlar arasıdaki eş güdümün artması, bedensel olgunluk arttıkça ve etkinlikle ilgili alıştırmalar çoğaldıkça sağlanacaktır. Örneğin 5-6 yaşlarında yapılan ve basit bir etkinlik gibi gözlenen sanatsal etkinliklerde gözün, parmakların, elin, bileğin ve gövdenin eş güdüm içerisinde çalışması organlar arasındaki koordinasyonun arttığını gösterir.

Esneklik

Vücudun gerektiği zaman öne, yana, geriye ve istenen yönlere eğilmesi; yani esnek olması gereklidir. Gövdenin, bacakların yeterli esnekliğe sahip olmadığı zamanlarda psikomotor davranışları öğrenmek mümkün değildir. Özellikle ilk çocukluk döneminde kemikler kıkırdaksı yapıda olduklarından vücut daha da esnektir. Kemikler geliştikçe vücut esnekliği azalır. Esneklik 5-8 yaşlarda sabit kalır. Özellikle 12-13 yaşlarda doruk noktaya ulaşır. Cinsiyet esneklikte önemlidir. Kız çocuklar, erkek çocuklara oranla daha esnektir.

 

Orhun GÜNGÖRDÜ

İstanbul Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu Öğretim Görevlisi

Çocuklarda Oyun ve Zeka Gelişimi

Bireylerde zeka gelişiminin temeli erken çocukluk döneminde atılır. Bu dönemde bebeklere sağlanacak farklı deneyimler, görüntüler, sesler, dokular, aletler ve hareketler bebeğin zeka gelişiminde birebir aktif rol oynar. Zeka üzerine yapılan bütün araştırmalarda ortaya çıkan somut bazı olgular var.  Bunların en önemlisi de, doğuştan sahip olunan zekanın farklı öğrenme biçimleriyle çeşitlendirilmesinin gerekliliği… Aksi takdirde bebeğin zekasının gelişim süreci dış etkenlerden yardım almıyor ve kendini gelişime kapatıyor.  Bu durum da uzun vadede zekasının çok yönlü ve boyutsal olmamasıyla sonuçlanıyor.

Şu bir gerçek ki, bebeğinizin en iyi öğrenme yolu, birebir etkileşim içinde oynadığı oyunlardır. Bir bebek için oyun oynamak, ona onlarca oyuncak sunmak değildir. Onu bir yere oturtup çeşit çeşit oyuncukları önüne sürüp “hadi oyna demek”, hem bebeğin kaliteli zaman geçirmesini önler hem de sosyalleşmesi sürecine ket vurur. Sadece önüne konan oyuncuklarla oynaması gerektiğini düşünen bebeğin zekası da tembelliğe alışır. Ayrıca kendini soyutlanmış hissedir.

Unutmayalım ki, oyuncuklar, aletler, süsler, ıvırlar zıvırlar, kısacası bebeğimize sunulan şeyler, onun için sadece birer araçtır. Bebeğimizin  tek arzusu paylaşarak, yaşayarak, birebir temas ederek “oyun oynamak”tır.. Bebeğimizle oyun oynarken ona çok fazla seçenek sunarsak ve hepsini birden önüne koyarsak, bu durum kafasının karışmasına, dahası tatminsizliğe yol açabilir. Bebeğimize kısıtlı bir zamanda tek bir oyuncakla tanıştırmaya özen göstermeliyiz. Bebeklerin odaklanma zamanı sınırlı olduğundan, bu onların daha etkin bir öğrenme deneyimi yaşamasını sağlar.

Bebekler etraflarındaki dünyayı keşfetme konusunda doğuştan motivedir. Her şeyi merak eder. Her şey onun için bir uyarıcıdır. Ancak bu uyarıcılar doğru kullanılmadığında bebeğin gelişiminde olumsuz sonuçlar yaratabilir. Şöyle düşünelim, bebeğimiz için dünya, hazine dolu bir odadır ve bu hazineyi keşfetmenin heyecanı yaşarken elbette güvenilir bir rehbere ihtiyacı vardır.

My Gym ailesi de, dünyanın dört bir tarafındaki 300’den fazla şubesiyle işte bunu hedefliyor; bebeğinize güvenilir bir rehber olmayı… Yapılan araştırmalara göre bebeklerin en kolay fark ettiği şeyin ne olduğunu biliyor musunuz? Onlarla oyun oynayan kişi gerçekten oyun mı oynuyor yoksa sadece oyun “oynarmış” gibi mi yapıyor… Bunun ayrımını bebeğimiz daha ilk anda hissediyor. Bebeklerimizin sandığımızdan çok daha akıllı olduğunu unutmayın. Bizim onlarla bir ödevmiş gibi mi oynadığımızı yoksa gerçekten zevk mi aldığımızı çok kolay anlıyorlar..

Biz My Gym olarak bebeklerinize oyun oynatmayı değil, onlarla beraber oyun oynamayı amaçlıyoruz. Her biri kendi alanında uzman olan kadromuzun bilgi ve deneyimlerinin dışında, “bir oyun arkadaşı” olmasını gözetiyoruz. Bebeklerimizin oyun oynarken gerçek bir eğlenme deneyimi yaşamalarını arzuluyoruz. Ve bu amaçla bebekler ve ebeveynlerle oluşturduğumuz Oyun Gruplarıyla ortak hareket ediyoruz

My Gym olarak şunu çok iyi biliyoruz; oyun oynamak, sadece oyun oynamak değildir; çok daha fazlasıdır. Bir bebek için oyun oynamak; eğlencedir, özgüvendir, sosyalleşmedir, sevgidir, güvendir, başarıdır, aşktır, kısacası bütün bir hayattır. Ve bu yüzden de bebeğinizin hayatının emin ellerde olduğunu hissetmeniz, en büyük arzumuz…

Ebeveyn ve Çocuk İlişkisi

Anne-babaların çocukları için yaşam boyu önemli bir etkiye sahip oldukları bilinmektedir. Anne-çocuk arasındaki ilişki kadar baba çocuk arasındaki ilişki de büyük bir öneme sahiptir. Bebek dünyaya geldikten sonra hem anne hem de baba ile kurulacak sağlıklı bir bağlanma ve ilişki ile çocuklar daha mutlu olurlar. Ebeveynlerin çocukları ile oynamaları, konuşmaları, onların beslenme, temizlik gibi gereksinimlerini karşılamaları önemlidir. Ebeveynler çocukları ile bu tarzda bir ilişki kurduklarında başarılı bir ilişkinin de temelleri atılmış olur. Bu arada anne-baba arasındaki ilişkinin, anne-baba-çocuk arasındaki ilişkiyi etkilediği de unutulmamalıdır. Anne-baba arasındaki ilişki sağlıklı ise doğal olarak bu ilişki çocuğu olumlu yönde etkiler.

Sıcak ve destekleyici bir ortam yaratan anne-babalar çocuklarına kardeşleriyle ve ebeveynleriyle daha doyurucu ilişkiler kurmaları için cesaret verirler. Açık ve etkili iletişimin olduğu bir aile ortamından çocuklar olumlu yönde etkilenirler. Etkili iletişimin kurulduğu ailelerde, aile bireyleri birbirleri ile duygularını paylaşır, birbirlerine zaman ayırır, birbirlerine değer verir ve birbirlerini olduğu gibi kabul ederler. Bireyler birbirlerine duygularını, destekleyici ve sevgi dolu bir yolla iletirler. Böyle bir ortamda da anne-baba-çocuk arasındaki ilişki etkili olur.

Gelişim dönemi özelliklerini bilmenin yanı sıra, anne-babaların çocuklarını oldukları gibi kabul etmeleri de önemlidir. Ebeveynler, çocuklarının kendilerinin küçük bir modelleri olmadıkları, kendilerine özgü bir birey oldukları gerçeğinden hareket etmelidirler. Dertlerini anlatmak isteyen çocuğa bir otorite olarak yaklaşmak yerine, insan olarak yaklaşmak, onun duylarını algılamaya çalışmak, verilmesi gereken yanıtlar yerine dürüst yanıtlar vermek çocukla kurulacak iyi bir ilişki için oldukça önemlidir.

Biz de dünyada  300’ü aşkın şubesiyle çocuk spor ve eğlence alanında uluslararası bir marka olan My Gym ailesi olarak bu alanda çocuklar ve ebeveynlerine özel oluşturduğumuz “Ebeveynli Oyun Grupları” sınıflarımızla destek oluyoruz. Amerika’daki merkezimizde uzman kadrolarımızca yaş gruplarına uygun olarak hazırlanmış benzersiz My Gym programları ile sevgi dolu, enerjik, konusunda uzman ve kurumsal My Gym eğitimini başarı ile tamamlamış eğitmenler gözetiminde sosyalleşme, özdeğerlilik,  özgüven ve başarma duygusunun en sağlıklı şekilde yaşanabileceği çocuklar arasında rekabetin olmadığı bir ortamda hem onların kişisel gelişimlerine katkı sağlıyor hemde ebeveynleriyle olan ilişkilerinin daha da güçlenmesine katkı sağlarken doğal olarak bu ilişki çocuğu olumlu yönde etkiliyor.

Çocuklarda Okula Hazırlık

Ebeveynler ve pek tabi çocuklar için bir milat olan okula başlangıç konusunda öncesinde ve sonrasında nelerin yapılması gerektiği önemli bir noktadır.

Bilindiği gibi çocuklar okula hem psikolojik hem de akademik olarak hazırlıklarını tamamladıkları zaman okula uyum süreçlerinin çok daha kolay olduğu görülmektedir. Aksi takdirde sınıfa uyum sağlama ve kendisinden beklenen akademik görevleri yerine getirmekte zorluk yaşandığı gözlenir. Sonuç olarak hemfikir olunan bir diğer mesele ailelerin bu konuda dikkatli ve tedbirli olmalarıdır ki bu kesinlikle sürece olumlu katkı sağlayacaktır.

Bu konuda psikolojik yönden hazırlıklı olmak için örneğin nelere dikkat etmek gerekir diye düşündüğümüzde; Beklemeyi biliyor olması ve sıraya girerek, parmak kaldırıp konuşarak bunu uygulamaya geçirebilmesi, diğer taraftan ilgi ve sevgiyi paylaşabiliyor olması çok önemlidir. Örneklere devam etmek gerekirse, annesinden bağımsız hareket edebiliyor olması, arkadaşlarıyla sosyalleşme sürecinde çıkan problemleri çözebilme becerisine sahip olması, hatalarını kendisi için büyük sıkıntı haline getirmeden kabullenebiliyor olması, istek ve ihtiyaçlarını ağlamadan ifade edebiliyor olması ve sosyal yönden girişimde bulunma becerilerinin gelişmiş olması son derece önemlidir. Burada kastettiğimiz elbette sınıfa girdiğinde merhaba demek ya da kendini tanıtmaktır. Bir diğer nokta ise kendine olan güven duygusunun gelişmiş olmasıdır.

Bu süreçte yukarıda saydığımız psikolojik yönden hazırlıkların yanısıra bir diğer alan ise çocukların akademik yönden hazırlıklı olmalarıdır. Nedir bunlar diyecek olursak;

Masa başında dikkat süresinin yaşına uygun gelişmiş olması, kalem, doğru tutabilmesi, tüm ana ve ara renkleri tanıması, rakamları tanıması ve bakarak ya da bakmadan düzgün şekilde yazabilmesi, görsel dikkat ve el becerisi gerektiren oyun becerilerinin gelişmiş olması, zaman kavramlarının gelişmiş olması ve ifadelerde uygun dilbilgisi ekleriyle kullanma becerisinin gelişmiş olması, şarkı-şiir ve tekerleme öğrenme ya da ezberleyebilme becerisinin gelişmiş olması, neden sonuç ilişkilerinin yaşı seviyesinde fark edebiliyor olması başlıca maddelerdir. Son bir madde olaraksa çocukların Kaba Motor Becerilerinde yani vücudunu mekan içinde konumlandırıp, dengeli bir  şekilde hareket ettirebilme becerisinin gelişmiş olması önemlidir. Örneğin kaydıraktan kayma, bisiklete binme ve top ile oynanan oyunlarda yeterli koordinasyonu gösterebilmesi çok önemlidir. Pek tabi kelime dağarcığının yaşına uygun gelişmiş olması, ses ve harf eşleştirme becerisinin yaşına uygun bir şekilde gelişmiş olmasıda son derece önemlidir.

Tüm bunların ışığında çocuklarımızın okul öncesinde psikolojik ve akademik anlamda hazır olması onların eğitim hayatlarında daha başarılı olmalarına yardımcı olmaktadır.

My Gym ailesi olarak biz de bu alanda çocuklara destek olması için My Gym Oyun Gruplarını oluşturduk. Söz konusu oyun gruplarımızda çocuğun;
•    özgüven kazanmasını
•    bağımsızlık kazanmasını
•    sosyalleşebilmesini
•    yaşına uygun becerileri edinebilmesini
•    bakımvereni ile kaliteli bir ilişki kurabilmesini
•    oyun oynama becerisini geliştirebilmesini sağlayan,  ebeveyn (bakımveren) ve bebeğin birlikte katıldığı oyun saatidir.

 
My Gym oyun gruplarının en önemli özelliği My Gym dersleriyle harmanlanmış olmasıdır. Çocuklar haftanın belli saatlerinde fiziksel, duygusal ve sosyal gelişimleri için My Gym dersi alırken belli saatlerinde de özel olarak dizayn edilmiş oyun grubu sınıflarımızda gelişimlerine göre önceden hazırlanmış aktivitelerle çocukları  okul öncesi kuruma hazırlanır. Programımız uzman öğretmen tarafından  psikolog koçluğunda yürütülür.

Çocuklara Sporun Faydaları

Çocukların fiziksel, bilişsel ve duygusal gelişimlerine yardımcı olmak onlara sağlanabilecek en önemli desteklerin başında geliyor. Kendilerini bu alanda olumlu yönde geliştirmeyi başaran çocuklar ileride birçok alanda üstünlük sağlayabilme başarısını gösteriyorlar.

Fiziksel, bilişsel ve duygusal anlamda olumlu gelişimin en önemli anahtarlarından biri “Spor” diyebiliriz. Özellikle spor yapmanın faydalarından hep bahsederiz ama genelde işin fiziksel gelişim ve sağlığa faydaları kısmında kalırız. Halbuki spor yapmak, zihinsel ve fiziksel gelişimi sağladığı gibi, hem eğitim hayatında hem de sosyal yaşantıda bir çok kazanç sağlar. Aileler bazen yalnızca bir hobi olarak görse de, henüz gelişimlerinin başında olan çocukların küçük yaşta spora başlamaları çok önemlidir.

Biraz sporun olumlu katkılarını hatırlamamız gerekirse örneğin spor yapmak eğlencelidir. Mesela genel anlamda çocukların özgüvenleri daha yüksek oluyor. Üstelik bu olurkende disiplinle yetişiyorlar. Bu da onların ilerideki hayatları için çok önemli. Diğer bir taraftan spor sayesinde fiziksel aktiviteler sayesinde stres seviyelerinin azalmasına ve hatta depresyonun önlenmesine katkı sağladığı gözlemlenmektedir.

İstatistiksel olarak bakıldığında küçük yaştan itibaren spor yapan çocukların akademik hayatlarının daha başarılı olduğunu gözler önüne seriyor. Spor onların reflekslerini geliştirirken, stratejik düşünme yetisi kazandırıyor ve liderlik özelliklerini arttırıyor. Takım çalışmasına yatkınlıkları arttığından ileride profesyonel kariyerlerine olumlu yönde destek sağlıyor.

Yukarıda paylaştıklarımız aslında sporun sağladığı faydaların sadece bir kısmı. Ancak genel anlamda baktığımızda katkısı ortadadır. Biz de My Gym olarak 6 haftadan 13 yaşa kadar olan çocukların fiziksel, bilişsel ve duygusal gelişimlerine yardımcı olmak için sıra dışı bir program yarattık. My Gym’in spor ve oyun merkezinde özel tasarlanmış ve yaşlara uygun olarak düzenlenmiş dersler, müzik, dans, eğlenceler, oyunlar, özel oyuncaklar, salıncaklar, beden eğitimi, spor ve diğer özgün faaliyetler ile çocuklarımız bir yandan eğlenirken diğer yandan güç, denge, koordinasyon, ince ve bütüncül motor yetenekleri, çeviklik, esneklik, sosyal beceri ve en önemlisi öz güven kazanmaları sağlanmaktadır. MY Gym’in en son teknolojiyi takip eden tesisi, çocuklara yeni ve heyecan verici bir tecrübe yaşatmak için her hafta yerleşim düzeni değiştirilen özel tasarımlı ekipmanlara sahiptir. Uzman eğitmenleri, ödüllü sınıf programları ve mükemmel öğrenci/öğretmen oranı MY Gym’e benzerleri içinde en iyi erken öğrenme programı şöhretini kazandırmıştır. Sizde çocuklarınıza bu anlamda destek olmak isterseniz en yakın My Gym şubesine sizleri bekleriz. Her türlü sorularınızı memnuniyetle cevaplamayı isteriz.

Obeziteye eğilim artıyor mu?

Çocuklarımız günümüzde televizyon, bilgisayar ve video oyunları karşısında daha uzun süreler oturuyor. Elbette günümüz şartlarında maruz kaldıkları bu aktiviteler hayatın gerçekleri olarak karşımızdalar ve onları çocuklarımızın hayatlarından tamamen çıkartabilmemiz çok mümkün değil. Öte yandan bunlar çocuklarımızın daha az hareket etmesine ve dolayısıyla metabolizmalarınında yavaşlamasına kadar varan nedenleri getirirken obezite gibi günümüzün en yaygın rahatsızlığından biriyle sonuçlanmasına kadar varabiliyor. Pek tabi obezitenin kaynağı olarak bunlar tek başına yeterli olamayabilir. Bunun genetik, besinsel ve çevresel faktörlerde nedenleri arasında yeralabilir. Ancak biz özellikle hareketsizlik ve bunun sonucu olarak obezite üzerine odaklanacağız.

Peki bunu önlemenin yolu yok mu?

Elbette var! Bunu önlemenin tek yolu da ailece sağlıklı bir yaşam tarzını benimseyip, sağlıklı beslenme ve egzersize mutlaka vakit yaratmak. Beslenmeye göstereceğimiz özenle ve gerçekleştireceğimiz aktivitelerle obezite ile savaşmak mümkün.

Mesela besin tüketim miktarı ve seçimi obeziteyi etkileyen önemli faktörlerdendir. Burada gösterilecek özen sayesinde doğrudan fayda sağlamak mümkündür. Diğer taraftan çocukların ve gençlerin erişkinlerden daha aktif bir hayat sürdürdüğünü gösteren birçok çalışma olmakla birlikte asıl önemli olan hem o günkü hem de gelecekteki sağlık durumlarına yararlı olacak düzeyde egzersiz yapmalarıdır. Fiziksel aktiviteyi arttırmak için destekleyici hatta ısrarcı olmak gerekebilir. Bu anlamda My Gym yarattığı sıradışı programla 6 haftadan 13 yaşa kadar olan çocukların fiziksel, bilişsel ve duygusal gelişimlerine yardımcı olmaktadır.  My Gym’in çocuk spor ve oyun merkezlerinde özel tasarlanmış ve yaşlara uygun olarak düzenlenmiş dersler, müzik, dans, eğlenceler, oyunlar, özel oyuncaklar, salıncaklar, beden eğitimi, spor ve diğer özgün faaliyetler ile çocuklarımız bir yandan eğlenirken diğer yandan güç, denge, koordinasyon, ince ve bütüncül motor yetenekleri, çeviklik, esneklik, sosyal beceri ve en önemlisi öz güven kazanmaları sağlanmaktadır.

Sporu eğlenceli kılarak çocukları sağlıklı tutuyoruz!

Örneğin aşırı kilolar nedeni ile sorunlar yaşayan ABD’de çocukluk yaşı obezite hastalığı, 2-5 yaş arası çocukların %10’una tekabül eden sayıda son yirmi yılda iki kat artmıştır. My Gym kendine bu tehlikeli durumu tersine çevirmeyi ilke edinmiştir. Tesislerimiz, eğitim programlarımız ve hizmetlerimiz, çocukların beceri, güven ve pozitif öz imaj kazanmalarına yardım ederek onları sağlıklı birer yetişkin olmalarını sağlamaktadır. Bizler, çocukları anlayarak ve onlara olumlu takviyeler sunarak, yarışmacı atmosferden uzak dayanışmacı bir ortamda, öğrenmeyi eğlenceli ve heyecan verici kılarak çocuk yetiştirmeye ve obezite ile mücadelede kararlıyız.